Yem 3D Film İncelemesi ve Yorumları

Yem filminin incelemesini yapmadan önce filmin konusunu kısaca özetleyelim. Avustralya’nı sakin bir sahil şeridinde, tsunaminin yarattığı etki ile kasaba sular altında kalır. Bir grup insan suyla dolan marketini içinde mahsur kalırlar. Ancak markette sudan daha tehlikeli, olan başka bir şey vardır. Tsunami ile gelen aç köpekbalıkları. Okyanustan gelen aç köpekbalıkları için market çok iyi bir av sahasıdır.

Sinemanın dahi çocuğu Spilberg’in Jaws’ından sonra pek çok köpekbalığı filmi Jaws’ın izinden gitmeye çalışsa da bu filmler aynı başarıyı gösteremedi.1999 yılında çekilen Mavi Korku ve Açık Deniz filmleri Jaws kadar olmasa da diğer köpekbalıkları filmleri içinden sıyrılmayı başardı. 2013 yapımı Yem filmi de bu başarısız köpekbalığı filmlerinden bir tanesi. Filmin yönetmeni Kimle Rendall aslında Matrix, Kehanet, Lycanların Yükselişi gibi sağlam işlerde çalışmış bir yönetmen. Açıkçası yönetmenden daha sağlam bir iş beklerdik. Yem filmi daha doğru dürüst bir hikâye kurgusu oluşturmadan birdenbire gelişiyor. Kahramanlarımız Tsunami ile birlikte kendilerini Marketin içinde buluyorlar. Marketi soymaya kalkan soyguncu. Soyguncunun iyi yürekli arkadaşı, huysuz market müdürü, polis, polisin kızı ve iki eski sevgili. Kahramanların doğru dürüst bir hikâyesi olmayınca iş marketin içinde av arayan balıkları seyretmeye kalıyor. Nereye kadar!

Markette klostrofobik bir ortam yaratılmaya çalışılsa da Hikâyesiz ve diyalogsuz bir filmi kurtarmaya yetmiyor. Yem 3D yapmak filmde ki kusurları örtmeye yaramamış. Sonuçta omurga aynı. Kredisini tüketmiş bir konudan film yapmaya çalışmak, beraberinde büyük sorunlar getiriyor. Yem 3D türün meraklılarına önerebileceğimiz bir film. Köpekbalığı olsun da çamurdan olsun diyenleri memnun edecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.