Ümmü Sıbyan: Zifir Film Yorumları

Gün geçtikçe Türkler artık korku filmi yapmasın diye söylenirken “yerli korku” kategorisine bir yenisi daha eklenmeyi başarıyor. Ama belki bu film korku filmi ile pek haşır neşir olmayanları etkileyebilir.

Genellikle filmin ilk yarısında ana hikayeyi izleriz ikinci yarıda ise gerim gerim geriliriz. Ümmü Sıbyan: Zifir, birçok korku filminin aksine korku unsurlarını göstermek için çok beklemiyor. Film, lise sonda okuyan 4 arkadaşın mezun olmadan önce bir geceyi okulda geçirmek istemeleri ile başlıyor. Klasik liseli eğlencesi olan ruh çağırmada olaya dahil ediliyor ve olaylar başlıyor.

İnsanları korkutmak için bu klişeye başvurmak elbette ki biraz can sıkıyor. Ne kadar çok görsel efekt ve ses oynaması yapılırsa daha çok reaksiyon alınabileceği düşüncesi artık silip atılmalı. Çünkü öyle filmler var ki bazen bir kapı gıcırtısı ya da aynaya yansıyan ufak bir detay bile insanı korkutmaya yetiyor. Eğer sizde görsel şovdan çok ufak enstantaneler ile gerilen bir izleyicisiyseniz bu filmde etkilenme oranınız oldukça düşük.

Filmin başında hissedilen gerilim sahnelerin ve müziklerin yavaş yavaş değil de bir anda ortadan kaybolması filmin boşluğa düşmesini sağlıyor. Yani en başta dediğim gibi birçok filmden farklı olarak ilk andan itibaren tempoyu yükseltmeyi seçen film, iyi bir seçim yapmasına rağmen 2 saat boyunca aynı ritmi tutturamayınca bu avantajı dezavantaja dönüştürüyor. Ayrıca filmde yer alan isimlerin profesyonel anlamda ilk oyunculuk deneyimleri olduğunu da belirteyim. Filmin yapımcıları ise Ulan İstanbul dizisinde beraber rol alan Şebnem Bozoklu ve Caner Özyurtlu.

İyi seyirler…