“Sürgün” Film Eleştirisi

Her gün yeni bir film vizyona giriyor. Bu sebeple insan hangi filmi izleyeceğini şaşırıyor. Hal böyle olunca o kadar film içinde insan en iyilerini izlemek istiyor. Vizyondaki filmlerden biri de “Sürgün”.

20 Aralık’ta vizyona giren “Sürgün” filmini izlemeyenlere, bu yazı fikir sahibi olmalarını sağlayabilir.

Filmin iki ana karakterini Saadet Işıl Aksoy ve Tolgahan Sayışman paylaşıyor. Sürgün, Rıdvan Akar’ın kitabından esinlenerek sinemaya aktarılan bir film. 1964 senesinden yaşanan olaylardan bahsediyor.

Yeşilçam Klasiği: Sen zenginsin ben fakir…

Bir dönem Yabancı Damat diye bir dizi vardı. Bu film onun tam tersi. Yani filmde kızımız Yunan uyruklu Rum bir kız. Esas oğlanda bir Türk genci. Kız tarafı zengin bir aile. Erkek tarafı ise faytoncu bir babanın oğlu. Hikaye Büyükada da geçiyor.

Bu iki ana karakter Sedat ile Eleni, küçüklükten beri beraber büyümüşler. Çocukluktan beri birbirlerine aşıklar. İkisi de aynı üniversiteyi kazanıyor ve hep birlikte zaman geçiriyorlar. İş evlenmeye gelince aradaki dini görüş ve maddi farklılıklar gün yüzüne çıkıyor.

Görsel açıdan dönemi çok iyi yansıtıyor. Kıyafetler, filmin geçtiği sokaklar her şey çok iyi. Filmde çalan şarkılarda aynı şekilde.

Filmde bazı sahneler akıllara kazınıyor. İnsanı etkileyen çok iyi sahneler var. Örneğin; karakol sahnesinde mahkumların boyunlarına sıra numarası takılıp Rumların fotoğraflandığı o sahne.

Kısaca Sürgün filmi, 1960’lı yılları çok iyi kurgulayan, tarihi hatırlatan bir film. Hiç düşünmeden gidip izlenebilir.

Sürgün filminin fragmanı…