Son Mektup Film Yorumları

18 Mart Çarşamba günü Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılına özel vizyona giren Son Mektup, beyazperdedeki yerini aldı. Daha önce Çanakkale savaşını anlatan birçok film yapıldı. (Çanakkale 1915,  Çanakkale: Son Kale, Çanakkale Yolun Sonu vb..) Bu filmlerin arasına bir yenisi daha eklenmiş oldu.

Film, temel konusunun yanında Nihal hemşire ile Yüzbaşı Salih Ekrem’in aşkını da anlatıyor. Son Mektup, türünün örneklerine kıyasla karadaki cephe dışında havacılık kısmını ele alıyor. Öne çıkan subayların yaşam öykülerini de anlatan film, böylece duygusunu daha yoğun tutmaya çalışıyor.

Başrollerinde Tansel Öngel ve Nesrin Cevadzade’nin yer aldığı filmde Bülent Şakrak’ta Hakkı Kaptan rolü ile karşımıza çıkıyor. Filmin eksiklik olarak göze çarpan detayı ise Çanakkale cephesinin en büyük askeri olan Mustafa Kemal Atatürk’e hemen hemen hiç değinilmemesi oluyor. Bu da filmi bir tık aşağıya çekiyor.

Özhan Eren’in yönetmenliğini üstlendiği Son Mektup filminin görsel efektlerini ele alacak olursak gayet başarılı. Ama hikaye açısından eksiklik olunca bu başarı ne yazık ki bir işe yaramıyor. Sinema eleştirmenlerinin de beklentisini karşılamayan Son Mektup, “Çanakkale savaşını anlatan(anlatamayan) başarısız bir film” dedirtti.

Filmin aslında en önemli yanlışı iki hikayeyi birden tek bir filmde işlemek istemesi olmuş. Çanakkale savaşını anlatan bir cephe hikayesi mi yoksa o dönemde yaşanan bir aşk hikayesi mi? Mustafa Kemal’in adının ise sadece bir cümle içerisinde geçiyor olması da büyük hayal kırıklığı yarattı. Hal böyle olunca iki hikayede yetersiz kalmış oldu. Sinema yazarlarının ortak fikri ise “yine istediğimiz Çanakkale filmini izleyemedik” oldu…

İyi seyirler…

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.