Sarah Jio’nun Harika 3 Kitabı!

Böğürtlen Kışı 

Böğürtlen Kışı, Sarah Jio’nun Türkiye’de yayınlanan en son kitabıdır. İlk olarak Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası kitaplarıyla tanıdık onu. 3 çocuk sahibi olan yazarımız, son kitabı Böğürtlen Kışı’nı 3. Çocuğuna hamile olduğu dönemde yazmış ve o süreçteki tüm hislerini ve duygularını kitaba yansıtarak, içimizi parçalamayı başarıyor.

Kitabı kısaca özetlemek gerekirse; Vera Ray isminde bir karakterimiz var. 1933’te Vera’nın çocuğu kayboluyor. Vera, aşık olduğu adamdan ona kalan tek şeyi de kaybetmiştir. Gün geçtikçe aramalar olumsuz sonuçlanıyor. Ama seneler sonra Claire isminde bir gazetecinin bu hikaye dikkatini çekiyor.

Daniel’ın kaybolduğu zaman ve Claire’nın Daniel’in kaybolduğunu öğrendiği senelerde Böğürtlen Kışı denilen kar yağıyor. Calire’den Böğürtlen Kışı ile ilgili bir hikaye yazması isteniliyor. Claire’de 1933 senesindeki haberlere göz atarken Daniel’i görüyor ve bu durum ile arasında bir bağlantı olduğunu düşünüyor.

Araştırma yapmaya başlayan Claire, 8 aylık bebeğini kaybetmesinden sonraki kendinde unuttuğu şeyleri yeniden bulur ve Daniel’e ne olduğuna ulaşır.

Kitabı okurken son ana kadar Daniel’e ne olduğu hakkında hiçbir fikir yürütemiyorsunuz. Kitabın sonunda ağlama olasılığınız çok yüksek. Sarah Jio, bir önceki kitabı Mart Menekşeleri’ni okuyan Türk okuyucularına ise bu kitabında teşekkür ediyor.

Mart Menekşeleri

Mart Menekşeleri, tam bir aşk romanı.

Emily Wilson, eşi Joel’den ayrılır. Biraz kafa dağıtmak için yengesi Bee’nin yanına gitmeye karar verir. Barinbridge Adası’nda yaşayan Bee yenge’nin evinde bulduğu kırmızı kaplı bir günlükte okudukları Emily’e yazacağı kitap için hem ilham verecek hem de ailesinin arkasında yatan gerçekleri öğrenecektir.

Mart Menekşeleri, konu içinde konu barındıran bir kitap. O yüzden bir sonraki sayfada ne olacak acaba diye okuyacaksınız.

Bu kitap, Sarah Jio’nun Türkiye’de yayınlanan ilk kitabıdır.

Yağmur Sonrası

Anne ve Kitty isminde 2 hemşire, Güney Pasifik Bora Bora adasına 2. Dünya savaşı için gönüllü olarak görev almaya giderler. Bu ada onların hayatlarını değiştirecektir ama onlar bu durumdan habersizdirler.

Anne, adaya nişanlısını bırakıp gelmiştir. Bu sayede Anne, nişanlısının onun gerçek aşkı olup olmadığını anlayacaktır.

Anne görev yaptığı adada birine aşık olur ve nişanlısı ve aşkı arasında bir seçim yapmak zorunda kalır ama bazen seçim hakkımız olmayabilir de…

Kitabı ilk okumaya başladığınızda Anne ve Kitty’nin diyalogları biraz sıskada ileriki sayfalarda sıkıldığınıza pişman olacaksınız.

Kitabın sonlarına doğru duygu karmaşası yaşayabilirsiniz. Hem ağlayıp hem gülebilirsiniz. Kitapta anlatılanlar, Anne’nin ağzından torununa seneler sonra anlatmasıyla ilerliyor.

Sarah Jio, böylesine güzel kitapları sayesinde favori yazarlarım arasına çoktan girdi bile. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.