Mahalle Maçları Kurallarımız :)

Herhalde bu kurallardan en az birini kullanmayan yoktur. Daha doğrusu mahallede maç yapmayan kaç kişi vardır? Ben de bu kuralların hemen hemen hepsini uygulamışlardanımdır. Bir yerde toplu olarak görünce paylaşmak istedim ve eklemeler yaptım…

TFF Tarafından Mahalle Maçı Kuralları 🙂

►Üç korner Bir penaltıydı. – Herhalde  3 korner değeri 1 penaltıya eşit olsa gerek.

►En iyi oynayan iki kişi aynı takımda yer alamazdı. Övünmek gibi olmasın ama iyi oynardım ya 🙂

►Maçlar minyatür kalede oynanıyorsa, penaltı boş kaleye ters şekilde topukla vurulurdu. Hele o vurmadan önce alttan bakış yok mu… 🙂

Abanma ve burun vurmak yoktu, vurulursa eleştirilip küfür edilirdi.

Maçların hayali kale direkleri arası adım ile sayılır, olmaları gereken yerler iki taş ile işaretlenirdi. Defalarca yaşanmıştır havadan giden topların kavgası…

►Anne-baba çağırınca maç biterdi.

►Topu patlatan parasını öderdi.

Takımlar kurulurken ilk oyuncuyu seçme hakkı, adım almayı iyi bilenindi.

►Kaleci topu 3 kere sektirirse rakibe Açılsana 3 kere sektirdim derdi rakip açılırdı.

►Top insanın pek münasip olmayan bir tarafına gelirse işetilirdi. 🙂 En çok dikkatimi çekenlerdendi. Hepimiz doktor olacak bir milletiz yahu.

►Penaltılarda kaleci değiştirilirse 2 penaltı atılırdı. Eğer ilk penaltı gol olursa ikincisi atılmazdı.

►Frikiklerde baraj mesafesi, frikiği kullanacak olan kişinin kocaman 3 adım atmasıyla belirlenirdi. Kullanacak adam saydıktan sonra arkasını döndüğünde, çaktırmadan geri gelirdim 🙂

►Top, oyun alanı içerisindeki herhangi bir arabanın altına kaçarsa büyük bir şevkle arabanın altına yatılıp top alınırdı. Topu ilk kim kaparsa o takımda başlardı.

►Gol olduktan sonra eğer tartışmalar olursa ve golü yiyen takımın bir oyucusu golü kabullenirse gol yiyen takım 360 derece dönerek durumu kabullenirdi. “Adamına sor bak, gol bu!” buradan gelir 🙂

►Eğer bir oyuncu faule maruz kalmışsa ama devam etmek istiyorsa, rakip futbolculardan birinin yürümesini dahi bahane ederek: “Adamın devam ediyor.” derdi.

►Atan alır mevzusu vardı. Eğer top kime çarpıp abuk zubuk biyere kaçmışsa topun gittiği yer neresi olursa olsun koşa koşa gidip alırdı.

►Eğer kaleci dahil herkes çalımlanmışsa kale çizgisinde yere yatılarak topa kafa vurulurdu.

İnsanın bitmesini hiç istemediği günlerdir herhalde… Aklınıza gelenler olursa alt taraftan yorum olarak ekleyiniz.

Teşekkürler 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.